KURUMSAL İKİYÜZLÜLÜK

Hastanelerde her yıl binlerce insanın aslında önlenebilir sebepler yüzünden, ancak kişisel dikkatsizlikler sebebi ile öldüğünü biliyor musunuz? Size yüzdeler vermeyeceğim. Kendi ülkemizde ne kadar bilmiyorum, ancak Amerika’da bu rakamın her yıl 250bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Siz kendiniz oranlayabilirsiniz.

Mesai değişimleri, dikkatsizlik, eksik tahlil, yetersiz muayene gibi küçük kaçaklar sebebi ile binlerce insan, aslında yaşatılabilecek iken ölüyor.  Önemsiz kazalar gibi gözükmekte, ne olacak ki gibi fark edilse bile önemsenmemekte olan bu eksiklikler sebebi ile ölen binlerce, on binlerce, hatta yüzbinlerce hasta. Rakamlara bakınca acaba o küçücük sebepler görüldüğü kadar önemsiz mi sizce?

Her şeyin kurumsalını duydum da, ikiyüzlülüğün kurumsalını duymamıştım diyebilirsiniz. 😊 Haklısınız.  Ancak duymamış olmak olmadığı anlamına gelmiyor. Ve hatta size nasıl bir virüs gibi kurumsal ikiyüzlülüğün iş kalitemizi düşürdüğünü anlatmaya çalışacağım.

Satış departmanlarında çalışan bizlere yöneticilerimiz, müşterilerimize göz kulak olma görevi verir. Onları yakından takip et, ihtiyaçlarını yakala, uygun ürünü sat, hayatını kolaylaştır. Sanki doktorluk gibi değil mi? Müşahede altında izle, muayene et ihtiyacını, hastalığını belirle, doğru ilaçları ve tedaviyi ver, iyileştir. Nasıl paralellik, size de anlamlı geldi mi?

Peki biz müşterimizi izlerken, doktorun hastalarına karşı unuttuğu küçük gördüğü için hayatına sebep olan hataların benzerlerini yaparak müşterilerimizin ölümüne (hayati manada değil, ticari ilişki anlamında) sebep olabilir miyiz?

Kaç tane önlenebilir, kolayca çözülebilir hatayı küçük gördüğümüz için, çözmeye erindiğimiz için çözmedik ve müşterimiz bizi bıraktı?

Bu konuda hatalı hatta suçluyuz, bunu inkâr edemeyiz. Müşterimize dikkat ederken hata yapma şansımız yok. İşimizi mükemmel yapmıyorsak, yapamıyorsa bu sadece ve sadece bizim suçumuz! Mu acaba?

Başta demiştim ya, kurumsal ikiyüzlülük. İş aslında en başta kokmaya başlıyor. Size müşteri ile ilgilenme görevi veren yöneticiniz sizinle yeterince ilgilenmediği, sorunlarınıza eğilmediği, işteki huzur ve mutluluğunuza, kariyer planlamanıza, haklarınıza, yetkinliklerinize, eğitimlerinize dikkat etmediği halde, sizden tam kapasite çalışma isteyecektir. Bunların bir kısmını gerçekleştirmiş olabilir, ancak bir takımda yöneten eğer iyi bir lider ise, çalışanın aldığı eğitim kadar iş huzuru ve işini sevmelerini de sağlamaya çalışır.

İşe giderken işine gitmekten zevk almayan bir insan o gün sizce ne kadar dikkatli olacak, ne kadar ufak tefek saydığı eksiklikleri dikkate alacaktır?

Çalışanınızın müşterinize verdiği değer de buna bağlıdır. İnsanlar aldıklarını aktarırlar. Siz bir yönetici olarak çalışanınıza ne kadar dikkat eder, destek verir, küçük de olsa hatalar yapmamaya çalışırsanız, çalışanınız da müşterisine aynı dikkati sunacaktır.

Askerlikteki gibi olay aslında. Siz timinizdeki her bireyin diğeri için hayatını ortaya koyacağını bildiğinizde, bundan emin olduğunuzda, siz de hayatınızı ortaya koymaktan çekinmezsiniz. Komutanınızın sizin ve göreviniz için en doğru kararı vereceğine güvendiğinizde, verilen emri sorgulamaya veya görmezden gelmeye çalışmasınız.

Firmalarımız da aynıdır. Sizin bir çalışan olarak kendinizi, emeğinizi firmanız için harcadığınız gibi, firmanızın da sizin geleceğiniz, rahatınız, başarınız için kaynak harcayacağına emin olmak istersiniz. Bu durumda bir takım olursunuz, ve birinin çıkarı herkesin çıkarı haline gelir. Yönetici veya liderinizin sizi düşündüğünü ve sizin için elinden geleni yaptığını bildiğinizde, siz de herşeyinizi ortaya koyabilirsiniz.

Bu hemen olmaz, güven zamanla ve küçük küçük emeklerle oluşturulur. Ne siz bir anda bu güveni verebilirsiniz, ne de kendiniz hissedersiniz. Ancak başlangıcı yönetici yapar, gerisi zamanla yavaş yavaş kendiliğinden gelir.

Bu şirketinizde yaratabileceğiniz en büyük değerdir. Birbirine şeksiz şüphesiz güvenen bir ekip. Kimsenin üstesinden gelemeyeceği en büyük güç budur.

Aksi takdirde oluşan belirsizlikler, endişeler, stres, işini sevmeme bizde zamanla tansiyon, kalp rahatsızlıkları, şeker gibi bir çok hastalığın ortaya çıkmasına ve ilk bahsettiğim hastanelere ve doktorların, hemşirelerin eline düşmemize, bir anlamda gerçekten ölmemize neden olabilir.

Başarısından dolayı çalışanınıza yapacağınız küçük bir jest, onun işini ve liderini sevmesini sağlar. İşini severek yapan çalışan, müşterisine bir proje başarısında veya bir yıl dönümünde küçük bir jest yapmayı sizden gördüğü ile akıl eder. Müşteriniz bu durumda sizin firmanıza ve ilginize aşık olur.

Bu en yukarıdan başlayan bir silsiledir.

Ancak eğer siz sizin iç müşteriniz olan çalışanınıza gereken desteği sağlamadan, onun en iyisini gerçekleştirmesini bekliyorsanız, işte bu Kurumsal İkiyüzlülük’tür. Ve bunun tek sebebi lider olmayı beceremeyen yöneticilerdir. Hatayı çalışanınızda aramadan önce dönün ve kendinizde arayın.

Selam ve dua ile…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s